Moody'nin Ic Sesinden: Güzellige Dair

Herkesin elbet bir zayıf noktası vardır. Ama benim zayıf noktam değil bildiğin öldürücü yaralarım varmış onu fark ettim.

Az önce roman okuyordum. Kadın lise hayatının ne kadar güzel olduğundan bahsetmiş. O satırları okurken bir an içimin acıdığını hissettim. Benim ne ilkokul ne de lise hayatım güzel geçti. Şimdi üniversitedeyim, o bile olabildiğince çalkantılı. Okulu bıraktım, tekrar hazırlandım, Kıbrısı kazandım, şimdi de yatay geçiş yapmaya çalışıyorum. Ama en çok acıtanı lise. Lisede genel olarak içime kapanıktım az ve öz arkadaşım vardı. Hep aynı kişilerle takılırdım. Dönem dönem farklı arkadaşlarım oldu ama ya kazık yedim ya da gerçek yüzlerini görünce ben kestim konuşmayı. Sadece lise 1'den beri konuştuğum üç arkadaşım vardı benim. En yakın arkadaşım dediklerim. Geçen sene onlara verdiğim değerin de acayip boş olduğunu, kendimi resmen kullandırttığımı ve mal yerine konduğumu fark edince onlarla da konuşmayı kestim. Liseden konuştuğum kimse kalmadı haliyle. Lisede de pek gezip dolaşmadık, gençliğimizi yaşayamadık. Birinin ailesi tutucuydu, birinin babası manyaktı, ötekinin de annesi uyuzdu. Pek çıkmazdık dışarıya, yaz tatillerinde bile kapanırdık eve. O yüzden birinin liseden arkadaşlarıyla hala takıldığını görünce imrenirim, hatta kıskanırım. Hele lise hayatım çok güzel geçti dedi mi yıkılırım.


Bir de güzellik-çirkinlik yaram var galiba. Güzel sayılabilecek bir kız değilim, hatta çirkin bile denebilirim. Göğüslerim de küçük, yakın zamana kadar kiloluydum da. O yüzden hiçbir zaman erkeklerin ilgi duyduğu bir kız olmadım. Erkek muhabbetlerinde kızların güzelliğiyle çekiciliğiyle ilgili laf açıldı mı ya da bir mekanda kızlı erkekli oturulurken kızlar benden güzelse oturduğum yerde koltuğun içine gömülür yok olurum ortamdan.

Bu kadar mı önemli dış görünüş?
Yüzümüz güzel değil diye mi insan yerine konmamamız?
Peki gögüslerimiz küçük diye kadından sayılmamamız?

Bazen aynaya bakıyorum, gayet sevimli-hoş buluyorum kendimi. Aynada insan kendini güzel görürmüş çözünürlük düşük olduğundan. Ama yok ben gözlükle de bakıyorum. İnsanlar beni neden böyle göremiyor? Fotoğraflara bakarken insanların yapmacık bir şekilde "güzel çıkmışsın" demesi batıyor, her kelimesi acıtıyor. Hele bir kız var sınıfımızda, resmen pat diye söylüyor çirkin çıkmışsın diye. Gözlüksüz yüzüne bakılmıyor demeye getirdi bir defa lafı. Şok oldum. O an ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemedim. Yüzünü ekşitip tak gözlüğü moody tak tak gözlüksüz şeyy...yani gözlükle daha iyisin.. dedi.

Köyde halamlarla ninemle oturuyoruz. Her lafın başı ya da sonu güzellik. Şunun kızı büyümüş çok güzel olmuş maşallah. Ahmet'in nişanlısı da pek güzelmiş maşallah su gibi. Komşunun kızı da pek güzelleşmiş çocukken çirkindi ama. Kuzenime kız bakıyorlar, hep güzel kız derdindeler. Sanki kuzenim Best Model Turkey. Halamlarda oturuyorduk, komşunun kızı geldi. O da maşallah sarışın dalgalı saçlı güzel bir kız. Halam göz ucuyla bir beni süzdü bir onu süzdü. Resmen yüreğim sızladı o an. -Değiştiremeyeceğim bir şey olması öldürüyor- Beş sene sonra evlenilecek yaş sınırına gireceğim, gelip soran olur mu çok merak ediyorum. İstediğimden değil de. İnsanın hoşuna gidiyor. Bazen düşünüyorum, yalnız öleceğim heralde, kimse bakmayacak kimse sevmeyecek beni. Ya da diyorum beni de güzel gören biri bulunur belki.

Her şeyin güzellik olmadığının farkındayım. Birçoğunuz kızacak belki bunu mu dert ediyorsun diye. Evet ediyorum. Buradaki yazımda bahsetmiştim, yüzümde asimetriklik var. Onu da dert ediyorum bazen. O olmasaydı nasıl olurdum diyorum, onu yaptırmayı da düşünüyorum artık. O yazıda çok hoş bir cümle yazmışım, şimdi tekrar okudum yazıyı ve çok hoşuma gitti. Mutlu oldum o paragrafla;


Aslında kitap okurken aklıma takılan lise hayatımdan bahsedecektim buraya geldim. Gayet güzel bir moddayken yine üzdüm kendimi, ağlattım. Neyseki geçti. Yukarıdaki linkteki yazıyı okuyup mutlu oldum. Sadece içimden atmak için yazmıştım. En büyük iki yaram bunlar sanırım, güzelliği her zaman dert etmiyorum da pek arkadaşımın olmaması ve hayatımın pek eğlenceli/güzel geçmemiş/geçmiyor oluşu hep içimde kalacak sanırım.

Ben burayı üzüldüklerimi yazmak için açmıştım zaten (evet bunu yaptım cidden), kişisel blogumu da sevdiğim mutluluk duyduğum şeyleri anlatmak için kullanıyorum. Burası benim iç sesim, hiçbir kaygı duymadan içimi dökebildiğim tek yer. O yüzden bana kızmayın, içimi döktüm sadece. Arada ağlayıp duraksadığım için biraz kopuk kopuk olmuş olabilir, hoş görün.

Merak etmeyin iyiyim, bu aralar depresyon uzak bana :)
Öpüldünüz :*

ek1: Size bir şey diyeyim mi... Ben şuan şunu fark ettim. Ben aslında kendimi seviyorum/beğeniyorum, beni üzen; insanların beni sevmemesi/beğenmemesi/sevmeye değer bulmaması. Ah bu ben!

ek2: seviyorum lan ben kendimi, sizi de seviyorum :*

ek3: Güzelliğe Dair, benim en sevdiğim romanın adıdır aynı zamanda. Mutlaka okuyun!

Yorumlar

  1. kızmak yok :D Bende kendimi hiç güzel bulmam hatta birde üstüne odunumdur. Küçükken baya şişkoydum liseye kadar. Nasıl bir psikoloji oluştuysa özgüven yerlerde. Lise boyunca kendimi şişko gördüm ama değildim. Buna rağmen yanıma kim yanaşırsa uzaklaştım. Erkeklerin hepsi gözümde arkadaştı. Lan beğendiğim adamda bile hep bokluk aradım neden ben iye düşündüm gelince.
    Küçük göğüs bak lütuf demedi deme. Benimkiler büyükte ne bokuma yarıyor. erkeğin baktığı yer direk ora. Seni dinlemiyorlar bile sadece oraya bakıyorlar. Resmen maddeleşiyorsun. Sırf bu yüzden yıllardır bol ve yakası oldukça kapalı şeyler giyiyorum ben :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımsın ya. Ben de aksine dar şeyler giyerim. Bol şeyler göğüslerim küçük olduğu için aşırı derecede aşağı iniyor ve dümdüz görünüyor komik oluyor o yüzden. :)
      Benim de o yüzden özgüven yerlerde ama ben güçlendikçe (fiziksel açıdan) bunun geçtiğini fark ettim o yüzden en kısa zamanda spor salonu bulup başlayacağım kas yapmaya. Şimdi yeni sınıfımdakilere baktım önceki sınıflardaki gibi güzel güzel kızlar yok hepsi benim gibi bir oh dedim yani her gün insan kendini sorguluyor yoksa :D

      Sil
  2. Kıyamam ya.Dost bulmak kolay değil ki.Benim de lisede çok arkadaşım vardı ama eğlence amaçlı.Tek bir kişi vardı her şeyimi anlattığım.Şimdi lise bitti.Bazen korkuyorum,acaba biticek mi diye.Bunun garantisi yok ki.Hem belki sonrada bulucaksın o kadar yakın birini.Boşu boşuna kafanı bunlara takıp üzülme.Zaman kaybı.Ben 10. sınıfta böyleydim.Sonra fark ettim ki bir tek üzülüyorum çok güzel arkadaşlıklarım yok diye.Herkes günlük
    arkadaşlık kuruyordu.Ona göre de davranıyorlardı.Günlük arkadaşlık olsa da eğlenceli zamanlarım oluyordu.
    Benim de içim dolu bu konu.Ve bence çoğu kişi de böyle.O özendiğin kişiler belki de düşündüğün gibi değil.Öyleyse bile boşver.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumuna çok hak verdim ben de artık yeni okulumda çevremde öyle yapıyorum. Yakın birini bulursam ne güzel, olmazsa da yapacak bir şey yok diyorum. Belki de ben aşırı farklıyımdır uyum sağlayamıyorumdur ya da fark etmeden kendimi fazla çekiyorumdur da insanlar yaklaşamıyordur?

      Sil
  3. saçma seni tanıyan bırı olarak sana pek katılmıyorum insanların ne dusunduğü niye önemlidir bu yasıma geldım hala anlayamadım ve sen kendin hakkında yazdığın coğu seyde yanlısıın be .) FMU HA BU ARADA seni ba na soran cok olyordu be :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CANIMSIN! Senin bu yazıdan haberin olmaması gerekiyordu sayın nimbus! Blogu Black'e söylediğini -ağzından kaçırdığını- da unutmadım! :)

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Geldim artık yurtta internetim var. Devamlı kopuyor bu aralar, yazı yazacağım diye oturduğumda internet gidiyor hep. Bugün yeni yazı yazacağım umarım. :*

      Sil
  5. allam bu kadar ince düşünmesenee :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

17 Ay Sonra...

Gelelim Patlıcan'ın Faydalarına

Yeni Sehir Yeni Çevre Yeni Moody