Neler Oluyor Hayatta? #1 || Vizeler Mizeler


Vizeler var, ben oturmuş rapor yazıyorum.

İlk vize haftasına kadar hayat o kadar boştu ki. Henüz hiç fatura gelmemişti eve, haliyle yüklü miktar gelir diye ödümüz patlıyordu. Ev arkadaşım da ben de pek çıkmıyorduk. Faturalar gelmemesine rağmen para da anca yetiyordu. Sonra vizeler geldi faturalar da geldi o dönemde, biz bir daraldık bir sıkıldık. Lan herkes her gün dışarda anasını satiyim, biz mal mal evde oturuyoruz.

Spordan gelince, hindi fümeli marullu sandviç ve çikolatalı süt!

Hele ben! Sabah evde olduğum zamanlar sabah sekizde kalkıp yürüyüşe gidiyorum geliyorum kahvaltı yapıyorum duş alıyorum yatıyorum. Kalkıyorum yemek yiyorum bilgisayardan dizi/film izliyorum akşam 11 dedin mi hop tekrar yatıyorum. Böyle bir düzen oluşturmuştum kendime. Gayet de sağlıklıydı, seviyordum. Sonra vizeler bir vurdu, peeeeeh! Uyku düzenimi dersin, sağlıklı beslenme mi dersin... Hepsi kuş oldu, uçtu! Gece yarılarına kadar kütüphanede çalış, sabah dörtlere kadar otur, sabah 7de kalk sınava git gel. Yat kalk giyin kütüphaneye git. Hop baştan tekrar. Vizeler bitti, eve gittim! 


Gitmeden önce minik bir alışveriş yaptım tabi, uçak biletimden daha fazla tutan miktarda bir alışveriş oldu. Violet'e ve kız kardeşime hediyeler aldım. Bu sepetteki çikolatalar kardeşime, diyet yiyecekler de diyetisyene giden ve diyete başlamış olan anneme, rakılar da babama ve enişteme. :)


Havaalanından da biricik kardeşime (ve tabiki bana) Toffifee aldım. Küçükken en sevdiğim şeydi bu çikolata. Her yaz ağustosta Almanyadan halam gelirdi, koşa koşa evlerine gider toffifee yerdim. 
  

Uçak indi, hala uçaktayken babama mesaj attım. "Ben çok açım, canım BURDUR ŞİŞ çekiyoooor!" diye. Meğer annem ve kardeşim de ne zamandır şiş istiyormuş. Cumartesi gecesi indim, pazar öğlen Burdur'a gittik, bir güzel şiş yedik döndük. Nefis nefiiiis! Ayrıca bu lokanta hayatımda yediğim en güzel kaşarlı pideyi yapıyor. Bundan sonra babamın yorumu: "HAYATINIZ BURDUR ŞİŞ!" oldu. Adı da Toros Aile Lokantası, Burdur'a yolunuz düşerse mutlaka uğrayın, mutlaka!!


Avm'de gezerken Mango'nun rafında bu tatlı penguenleri gördük. Kat kat kartonlardan yapılmış. Çok hoşumuza gitti. 


Diyetetik okuyoruz, sağlıklı beslenmek şart! Buharda pişirmeyi keşfettiğimden beri devamlı pişiriyorum. Fotoğrafta da buharlar hala yoğun olduğu için malesef bulanık çıkmış. Ama brokoli ve karnıbahar var. İkisinin tadı da buharda pişirilince mükemmel oluyor. 


 Bunlar doğal taş kolyelerim. Yazın İzmir'e tatile gittiğimizde Şirince Köyünden almıştım. Eski kolyelerim dolap bekliyor, aylardır hiç kullanmadım onları. Favorilerim bunlar, ikisini de çok seviyorum. Hep tumblr'da bu tarz kolyeler görür bayılırdım. Ama aklıma düşmemişti hiç, çünkü hiçbir yerde görmemiştim. Biz tatile gitmeden önce Rose, bana bu tarz kolye fotoğrafları atmıştı. Ben de çok beğenmiştim, tatilde bunları satan kadını görünce o kadar sevindim ki!



 Yazın çok meşhur olduğu dönemde ben oynamamıştım. Okulda sıkıcı derslerde herkes 2048+ oynuyordu. Ben de indirdim. Oyunum hep bitip duruyordu. En son bu seviyeye kadar getirdim. Jübilemi yaptım lan yeter dedim ve sildim! Şükür kurtuldum!


Telefonumun galerisi o kadar dolu ki! Her bokun fotoğrafını çeken bir insanım, yani bu tarz yazılar çok olacak muhtemelen. Hatta buna #1 yazıp seri haline getirebilirim. Ben yazarken çok eğlendim, umarım sizin için de öyle olur. Hoşçakalın!

Yorumlar

  1. Bi çırpıda okudum, bence keyifli yazmışsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acayip sevindim buna, çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Tahmin edeyim, Kıbrıs'ta okuyorsun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet :) Zaten poşette yazıyor ya North Cyprus diye ;)

      Sil
    2. aa onu fark etmedim de, 24 liraya rakı başka yerde bulamazsın :D

      Sil
    3. Doğrudur, alkol gerçekten ucuz burada :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

17 Ay Sonra...

Gelelim Patlıcan'ın Faydalarına

Moody'nin Ic Sesinden: Güzellige Dair